Toronto’nun Elmasları

Zehra, eğlenceden vaz gecmez, dergahtan kopmaz, her yardım isteyenin yanında, feleğin çemberinden geçmiş, varlığı da yokluğu da görüp hayatı tiye almış, her bize geldiğinde imamı bayıltan dünya tatlısı bir hanımefendisi…

Yıldız, beni gerçekten çok şaşırtan, her fırsatta muhteşem kekleriyle gelen, bir yere giderken beş dakika da olsa mutlaka uğrayan, dostluğunu zor günlerde belli eden dost…

Fatoş, her daim yanımızda, ailemizin parçası olan, üşenmeden pideler yapıp gece ya da gündüz bizi yalnız bırakmayan, tanımış olmaktan çok zevk aldığımız, kadir kıymet bilen dost…

Agnes, senin gibi biriyle dost olmayı Allah herkese nasip etsin. Yaz, kış, soğuk, sıcak demeden geldin, o muhteşem enerjinle Reiki yaptın. Seni çok seviyoruz. İyi ki varsın…

Tülay, içi dışında, lafı dilinin ucunda olan, beklenenleri değil de, daha çok beklenmeyenleri yapan çılgın kadın; hiç üşenmeden eksi onbeş derecelerde kendi sıkıntılarını bir kenara itip yemekler yapıp getiren güzel insan. Sen renkli bir şarkısın benim için…

Carina, senin yaptığın insanlık örneğini tarihe geçirdim. İnançların, renklerin, ülkelerin anlamlarını silip sadece insan olmayı ortaya koydun. Her hafta o kadar yolu benim için geldin, moral oldun, sevinç oldun. Dilerim istediğin her güzel şeyi Allah sana versin…

Leave a Reply