Mucid 2

Eğer annem Zerrin’e söylemeden yarım saat bile bir yere gitmişse, Zerrin bütün gün ağlardı. Onun için o, annemin dibinden ayrılmazdı, ben de Zerrin’in dibinden. Biz ördek yavruları gibi annemle dolaşırdık.

Bir gün akşam üstü dut ağacının altında oturmuştuk ki, ev sahibinin hanımı geldi. Telaşlıydı. “İneğimiz ölüyor, ne olur gel bir bak” dedi anneme yalvararak.  Annem hemen kalktı ve tabii biz de onunla beraber gittik. Zavallı ineği  yonca tarlasına bağlamışlar. Aç gözlülükten çok yemiş olmalı ki davul gibi şişmiş karnı; güçlükle nefes alıyordu. Annem, kadını önce bir güzel azarladı, sonra boş bir şişe istedi. Uzun bir yağ şisesi getirdiler; annem onun dibini kırdı ve hayvanın makatına soktu. Zavallı hayvan bahçede deli gibi koşmaya başladı; bir yandan şiddetli  yelleniyor, bir yandan da dışkılıyordu. Bir saat kadar sonra inek sakinleşti;  şişeyi çıkardılar.  Böylece ölmekten kurtuldu inek.

Başka bir gün gene bahçede oturuyoruz: bir baktık ki, tavuklarımızın bazıları sersem sersem yürüyorlar. Annem hemen “Bunlar ilaçlanmış böcek yemişler, zehirleniyorlar” dedi. İçeri gitti, elinde yorgan iğnesi ve ipliğiyle geldi. Kararlılıkla tavukların göğüslerinde bir kesik açtı, taşlıklarını çıkardı, böcekleri temizledi ve sonra tekrar dikti. Tavuklar iyileştiler.

Eğer annem okumuş olsaydı, kesinlikle iyi bir doktor olurdu.

2 thoughts on “Mucid

  1. bilge May 23,2013 6:56 AM

    Halacığım ben bu tavuk hikayesine bayılıyorum. Babaannemin bu zekasını ve cesaretini anlamakta da zorlanıyorum. Taktire şayan. İnek hikayesini bilmiyordum, o da harikaymış. Pratik zekanın böylesi…

  2. melike-leyla Nis 16,2013 2:11 PM

    Koskoca profesör ziveri nasıl mucid yaparsın:)) henüz bir yaşımdayken koca kafamı taşa çarpıp alnımı yardığımda fışkıran kanı gören koskoca annem “imdaaat kurtarın beni!” diye eve kaçmış ananemde hastaneye götürmek için kucaklamıştı.Bir yandan eve kaçan anneme söyleniyordu.Profesör ziver kapıdan süzülerek geldi ve bir avuç toz şekeri yarılan alnımın içine bastırdı “iki güne geçer iz miz kalmaz hastaneye götürmeyin dikiş atarlar alnı yorgan sırımış gibi olur” dedi.Fışkıran kan bir dakika içinde durmuş bizde sakinleşmiştik.Şimdi 24 yaşındayım o gün doktorun beş dikişle alnımda kötü bir iz bırakacağı yer tertemiz.Ziverin ellerine kurban.Hangimizi iyileştirmediki…Seni seviyorum minik:)

Leave a Reply