Balıkçı Köyü

Burası deniz kıyısında küçük şirin bir balıkçı köyü idi. Burada herkes birbirini tanır karsılaşınca ayak üstü kısa sohbetler ederlerdi. Köylüler balığa çıkınca tekneleri kıyıda bekleşen kediler karşılardı. Murat’ın dedeside burda yaşıyordu. Herkes onu Hasan baba diye cağırıyordu. Köydekiler onun bilgisinden ve tecrübesinden yararlanırdı. Hasan baba yaslandığı için tekneyle balığa çıkmıyordu ama balık yakalıyordu.

Murat yaz tatillerini dedesiyle geçiriyordu. Akşam, Murat dedesine ona Pelikanla nasıl balık tuttuğunu göstermesini istedi. Dedesi dediki, yarın arkadaslarınada haber ver sonraki gün beraber gidelim. Vietnamlı bir arkadaşı Hasan Babaya Pelikanla balık tutmasını öğretmişti. Murat, arkadasları, Pelikan ve dede kıyıya yakın bir yerde durdular. Hasan dede eğitmiş olduğu Pelikanın ayağına bağladığı ipi kısa bir sopaya bağladı. Onuda güzelce tekneye sıkıştırdı. Pelikanın yanına bir sepet koydu. Pelikan her beş dakikada bir dalıp bir balıkla çıkıyor, sopanın ucuna konup torbasındaki balığı sepete atıyordu. Çocuklar ilk defa böyle bir şey görüyorlardı. Çok eğlenmişlerdi hepsi birer pelikan almak istiyordu. Hasan Baba, çocuklar siz şimdi derslerinize çalısın, okulunuzu bitirin bir meslek sahibi olun. Sonraki zamanda ben hepinize öğreteceğim dedi. Çocukların hepsi neşeyle oynamaya gittiler.

Leave a Reply